Çeviri Teklif Formu

Çevirisini İstediğiniz Metni Bildiriniz.

ARŞİV BELGELERİNDE CORONA SALGINI

BELGELERDEKİ CORONA SALGINI

(1889-1890 Rus gribi)

 

Orhan Sakin

 

 

Soğuk almaktan aşırı korkan İngiliz sefiri, Sultan II. Abdülhamit’ten ne istedi?

Mabeyin Başkatibi Süreyya Paşa, 12 Aralık 1891 (10 Cemaziyelevvel 1309) tarihinde padişaha sunduğu bilgi notunda, İngiliz elçiliği baş tercümanı ile yaptığı şifahi görüşmenin gayri resmi bazı ayrıntılarından bahsediyordu. Buna göre İngiltere’ye gidip bazı görüşmelerde bulunduktan sonra tekrar dönecek olan sefir, şu sıralarda nezle hastalığından mustaripti. İngiltere’de Başbakan Lord Salisbury ile de görüşecek olan sefir, gitmeden önce huzura kabul edilecekti. Ancak tercümanın şifahi olarak belirtmek istediği asıl husus, sefirin özel ricasıydı; “Sefir soğuk almaktan ziyadesiyle korktuğundan, huzura kabul edileceği gün odanın pek soğuk olmamasını rica etmekteydi.”

 

 

Belgenin transkripsiyonu:

Mûmâ-ileyh Sandison tebligât-ı maʿrûzaya ilâveten sefîrin huzûr-ı şevket-mevfûr-ı hazret-i şehin-şâhîlerine şeref-misûle nâiliyetine müsâʿade buyurulacağı evvelce Kazım Bey kulları vesâtatıyla kendisine tebşîr olunmuş idüğünden yarından iʿtibâren ol bâbda emir ve irâde-i seniyye-i mülûkânelerine intizâr ideceğini ifâde eylemekle berâber sefîr soğuk almakdan ziyâdesiyle korkmakda olduğu cihetle huzûr-ı meʿâli-mevfûr-ı hazret-i şehriyârîlerine kabûl buyurulacağı gün odanın pek soğuk olmamasını ricâ eylediğinin iktizâ idenlere bildirilmesini niyâz eylediği cihetle burasını dahi atabe-i mülûkânelerince maʿlûmât olarak münâsib ise lâzım gelenlere ihtâr içün beyân eylediği maʿrûzdur fi 10 Cemaziyelevvel sene 309  Abd‑i memlûkleri Süreyya

 

1889-1890 Grip Salgını

Genellikle nezle, soğuk algınlığı ve grip hastalıkları halk arasında birbirine karıştırılır. Ancak birbirlerine benzese de ayrı sebepleri ve semptomları olan bu iki hastalığın farklılığı hekimlerce yüzlerce yıl öncesinden biliniyordu. Osmanlı tıbbında tabipler bunları birbirinden ayırmak için “nezle” ve “zukkam” tabirlerini kullanmışlardı (Mesela bkz. Yadigar, İstanbul 2017).

Bu bağlamda hiç şüphesiz 2020 yılı, insanlığın belleğinde kolay silinmeyecek bir yere sahip olacaktır. Grip ve soğuk algınlığı diye geçiştirmeye alıştığımız bir hastalığın böylesi bir kâbus yaşatacağı kimin aklına gelebilirdi ki? Muhtemel ki bundan bir sene önce “salgın” ve “grip” konusunda tarihi bir yazı hazırlamayı ne ben akıl edebilirdim ne de kimsenin ilgisini çekerdi. Oysa benzeri salgınlar insanlık tarihinin bir gerçeğiydi; insanlar zaman zaman bu gerçeklerle karşılaşmaya hazır olmalıydılar.

Tarihe kısa bir nazar bile yüz yıl gibi uzun olmayan bir zaman içerisinde benzeri bir felaketin dünyayı kırıp geçirdiği görülecekti. Nitekim Birinci Dünya Savaşı’nın akabinde, 1918-1920 yıllarında hüküm süren “İspanyol Gribi” 2020’nin korkulu günlerinde yeniden hatırlandı. İnsanlar, komplo teorileri arasında geçmişte yaşanan hastalıklar ve salgınlar gerçeğini merak etmeye ve araştırmaya başladılar. Bu saikle araştırmak için Osmanlı Arşivlerine İspanyol gribinden otuz yıl kadar önce yaşanan benzer bir salgının olduğunu gördük. Diğeri kadar olmasa da önemli oranda can kaybına (1 milyondan bahsediliyor) sebep olmuştu. Bu yazımda, o tarihlerde “Rus Gribi” de denilen bu salgınla ilgili bilgileri sizlerle paylaşacağım.

İnternetten ulaştığımız kırık dökük bilgilere göre “Rus Gribi” ilk kez 1889 Aralık ayında St. Petersburg kentinde kayıtlara geçmiş, Ocak 1890’da ise ABD’de ölümler tepe noktasına ulaşmıştı. Hatta İspanyol gribinin daha çok gençleri etkilemesini, yaşlı nüfusun “Rus Gribi” salgınında kısmen bağışıklık kazanmalarına bağlayan görüşler de internette dolaşan bilgiler arasındadır.

Yazımızın girişine aldığımız “İngiliz sefirinin soğuk algınlığı korkusu” bu salgınla ilgilidir. Rus Gribi salgınının insanlar arasında doğurduğu etkiyi göstermesi açısından örnek olacaktır. 1886 senesinden beri İstanbul’da elçi olarak bulunan William Arthur White’in korkusu, belki biraz da yaşının ileri olmasından kaynaklanıyordu. (White, 28 Aralık 1891 tarihinde altmış yedi yaşında vefat etmiştir.)

 

Osmanlı mekteplerini kapatan grip salgını

Kısa sürede bütün dünyayı etkileyip bir milyon dolayında ölüme sebep olduğu söylenen Rus Gribi, çok geçmeden Osmanlı sınırları dahilinde de etkili olmuştu. Bu konuda Osmanlı Arşivlerinde yaptığımız küçük bir araştırma, salgının yayılması ve tesirleri konusunda kanaat edinmemiz açısından yeterli olacaktır. Belgelerden öğrendiğimize göre Rus Gribi adıyla meşhur olan bu salgın, “bulaşıcı nezle” ve “infilonça” olarak tanımlanıyordu. Hastalık daha 1890 başında Anadolu, Suriye ve Balkanlar’da birbirinden çok uzak bazı bölgelerde yayılmıştı. Mesela Kastamonu’da talebelerin çoğunun bu hastalığa tutulması sebebiyle 13 Ocak 1890’dan itibaren okullar on beş günlüğüne tatil edilmişti (Dahiliye Nezareti’nden Sadaret’e tezkire. BOA: DH. MKT. 1696/70). Ocak-Şubat döneminde imparatorluğun güney vilayetlerinden Lübnan’da da hastalık kendini göstermişti (11 Haziran 1306 tarihinde Dahiliye Nezareti’nden Tıbbiye Nezaretine gönderilen tezkire BOA: DH. MKT. 1735/89).

Belgeler bize idarenin hastalık karşısındaki hassasiyetini hissettirebiliyor. İzmir’i ziyaret edecek olan Alman donanmasının Korfa’dan hareketini bildirmiş olan başşehbender, 16 Ocak 1890 tarihinde özel olarak çektiği telgrafla askerler arasında influenza hastalığının varlığını ihbar etmişti (BOA: Y. A. Hus. 232/58). Durum, Hariciye Nezareti tarafından aynı gün sadrazama, onun tarafından da Sultan Abdülhamid’e iletilecektir.

Ocak sonlarına doğru doğuda Erzurum, Erzincan, Beyazıt; batıda Konya, Bursa, Bilecik ve Rumeli’de İşkodra’da hastalığın yayıldığını, kimi yerlerde okulların tatil edildiğini görüyoruz (BOA: DH. MKT. 1692/65; BOA: Y. A. Hus. 233/17; BOA: Y. A. Hus. 233/17). Şubat ayında ise güneyde Adana, Mersin ve Kozan’da salgının yayıldığı fakat vahim bir durum olmadığı rapor edilmişti (BOA: MF. İBT. 108/101).

 

Salgının sona ermesi

Salgının 1892 kışında bölgesel de olsa etkisini sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Nitekim 27 Şubat 1892 (15 Şubat 1307) tarihinde Erzurum maarif müdürünün Maarif Bakanlığı’na gönderdiği yazıda, bir süredir Erzurum içinde etkin olan nezle salgını ve öksürük hastalığı yüzünden iptidaiye ve sıbyan mektepleri belirsiz bir süre için tatil edilmiştir (BOA: MF. İBT. 108/101). 26 Ocak 1892 tarihinde ise Sadrazam Ahmed Cevad Paşa, “influenza” nedeniyle birkaç gün makamına gelemeyeceğini arz etmişti (BOA: Y. A. Hus. 255/67)

 

Salgının 1892 yılında da henüz ortadan kalkmadığına bir başka delil de 11 Ocak 1892 tarihli Londra sefaretinin gönderdiği telgraftan anlaşılmaktadır. Padişaha arzedilen bu telgrafta Galler prensinin büyük oğlu, zatürre ile karışık “influenzadan” hastadır (BOA: Y. A. Hus. 255/29).

 

Sonuç

Belgelerden anlaşıldığı kadarıyla, 1889-1990 kışında Avrupa üzerinden dünyaya yayılan grip salgını 1890 başlarında en etkili devresini yaşarken Osmanlı topraklarına da ulaşmıştı. Yine belgelere dayanarak hastalığın 1892 kışında da etkilerinin görüldüğünü söyleyebiliriz. Hatta o tarihten sonra da bütünüyle ortadan kalkmadığına dair işaretler bulunmaktadır. Mesela Ağustos 1895 yılında, Van’daki yeni erler arasında yayılan nezle dolayısıyla askerler on beş gün süreyle eğitimden muaf tutulmuşlardı (Serasker Rıza Paşa’nın Saray’a tezkiresi BOA: Y. MTV. 127/113).

Copyright © 2020 Türk Arşivciler Derneği - Tüm içerik hakları saklıdır.

Treegroup Teknoloji

Çerez Politikası

Çerezler, Türk Arşivciler Derneği web sitesini ve hizmetlerimizi daha etkin bir şekilde kullanmanızı sağlamaktadır. Çerezlerle ilgili detaylı bilgi için Çerez Politikamızı ziyaret edebilirsiniz.